• SaÄŸlık 31.08.2010 Yorum Yok

    Hemoroid Nedir?

    Anal kanalın üst kısmında genişlemiş damar yumaklarıdır.Basur ya da mayasıl olarakda isimlendirilmektedir.İç ve dış hemoroidler olarak ikiye çeşidi vardır. Zamanla altta yatan sebeplerle birlikte anal kanalda yerleşen genişlemiş toplar damar yumakları makatın dışına doğru çıkarlar.

    Hemoroid Neden OluÅŸur?

    • Gebelik ve doÄŸum,
    • Sedanter yaÅŸam,
    • Bazı spor etkinlikleri ( ata binmek, bisiklet sürmek ),
    • ÇeÅŸitli meslek grupları ( ÅŸoförler, pilotlar ),
    • Alkol alışkanlığı,
    • Pelvik bölgede yerleÅŸen tümörler, karında ascites oluÅŸumu,
    • Kalın barsak kanseri

    Hemoroidin Belirtileri Nelerdir?

    • Rektal kanama ( makattan taze kırmızı renkli kanama ),
    • AÄŸrı,
    • Makatta ele gelen ÅŸiÅŸlik,
    • Akıntı, makatta ıslaklık hissi,
    • Kaşıntı

    Bu ÅŸikayetlerle baÅŸvuran hastalarda anal fissür, perianal fistül, perianal abse ve tromboz görülen diÄŸer hastalıklardır. AÄŸrı iç hemoroidlerde çok geç bir bulgudur. BaÅŸlangıç döneminde aÄŸrı varsa tromboze hemoroid, perianal abse, anal fissür akla gelmelidir. Devamını oku…

    Etiketler: , , , , , , , ,

  • SaÄŸlık 29.08.2010 Yorum Yok

    Samyeli (Tinea Versicolor) Nedir? 

    Cildin üst tabakasının enfeksiyonudur.Bu cilt renginde kepekli ve gözle görünmeyecek şekilde olabilir.Bazı insanlarda şiddetli kaşıntı ile birlikte döküntü şeklinde olur.Enfeksiyon normalde deride yaşayan mayalardan oluşur.(Malessesia Furfura) sırtta, üst göğüste ve boyunda gibi yağlı bölgelerde gelişir.

    Samyeli Nasıl Görülür?

         Leke şeklindeki döküntüler küçüktür ve beyaz-pembe yanık renklidir. Saçılmış şekilde üst kolda, göğüste ve sırtta olur.Bazen yüzde ve boyunda belirebilir.Açık tede, belirsiz veya yanık pembe arasında görülür.Güneşte yandığında daha belirgin hale gelir.Koyu ciltlerde belirgindir.Boyunda veya göğüste olduğunda hastayı çok rahatsız eder.

    Samyeli Belirtileri Nelerdir?

     Samyelinin çok az belirtisi vardır.Nadiren, hafif kaşıntı yapar.Vücutta ısı artışlarında kaşıntı artabilir.

    Samyeli Kimlerde Daha Sık Görünür?

         Bir çok insan samyelini geçken alır, çok yaşlılarda veya çocuklarda (tropik iklimlerde yaşayanlar hariç) nadiren görülür.Hem açık hem de koyu tenli insanlarda eşit şekilde olabilir.Yağlı ciltli olanlar normal ciltli olanlara göre daha fazla risk altındadır. Bazı insanların neden samyeli olup diğerlerinin olmadığı anlaşılamamıştır.Küçük sayıda maya her insanda bulunabileceğinden herkes enfeksiyona yakalanabilir.Ciltte çok yavaş büyür.Yaz aylarında nem ve sıcaklığın fazla oluşundan dolayı mayalar fazlalaşır.Bazı kişilerde küçük koloni haline gelir.Bu koloniler deride normal pigmentasyon işlemini engeller ve sonuçta açık ve koyu renkli yerler oluşur.Vücudu ıslak ve nemde uzun süre kalanlar (yüzücüler vb.), çok terleyenler (fırıncı,sporcu vb.) de gelişme riski yüksektir.Çok mayalar nemli ortamda çabuk ve hızlı çoğalırlar.Geniş spektrumlu antibiyotikler ile kortizon tedavisini uzun süre alanlar ile şeker hastalarında samyeli kolay gelişir.

    Etiketler: , , , , , ,

  • Yaz Hastalıkları

    Sıcak Çarpması Nedir ?
    Uzun süre güneş ışınlarına maruz kalındığında yaşanan rahatsızlıktır. Bu nedenle bebek ve çocukların doğrudan güneş ışığına maruz bırakılmaması gerekiyor. Aileler genellikle kemik gelişimlerine katkısı olması için uzun süre deniz ve havuz kenarında çocukların oynamasına, şiddetli güneş ışığının altında kalmasına izin veriyor. Oysa güneş koruyucu bile kullanılsa bebeklerin, çocukların uzun süre, şiddetli güneş ışığına maruz kalmaları sıcak çarpmasına neden olabiliyor. Çocukların özellikle deniz kenarında başlarında şapka ve üzerlerinde açık renkli giysilerle gölgede kalmaları önem taşıyor. Çocuklar gölgede bile olsalar yansıyan ışınlar nedeni ile hem güneş yanığı hem de sıcak çarpması riski altında oluyorlar.

     

    GÜNEŞ ÇARPMASININ BELİRTİLERİ NELER?


    Güneşe uzun süre maruz kalınması sonucu vücudun ısı dengesi bozulacağı için başlıca şu belirtiler ortaya çıkıyor:
    -Şiddetli baş ağrısı,
    -Bulantı,
    -Kusma,
    -Yüksek ateş,
    -Şuur bulanıklığı, uykuya eğilim.

    Neler Yapılmalı
    -Öcelikle çocuk serin bir yere götürülmeli,
    -Vücudu sıkan giysiler çıkarılmalı,

    Devamını oku…

    Etiketler: , , , , , , , ,

  • SaÄŸlık 27.06.2010 1 Yorum

    Transformal Nefes Tekniği Hakkında

    Alerjik nedenlerle nefes darlığı çeken biri olarak, bir süredir duyduÄŸum ‘transformal nefes tekniÄŸi’ seansları ilgimi çekiyordu. Televizyonda, seans sırasında aÄŸlayan kocaman erkekleri görüp merak ediyordum. Bir gün bir arkadaşımla konuÅŸurken, nefes terapisti Duygu KeçecioÄŸlu’ndan bahsetti. Onunla birlikte bu iÅŸi deneyip, tecrübelerimizi de okurlarımıza aktarmaya karar verdim. Ve hiç ummadığım bir sonuçla karşılaÅŸtım. Yan tarafta, bizi de ÅŸaşırtan transformal nefes tekniÄŸi tecrübelerimizi bulacaksınız.

    Transformal Nefes TekniÄŸi Nedir?

    35 yıldır Avrupa ve Amerika’da uygulanıyor. Kurucusu Amerikalı Judith Kravitz. Bu teknikle yaptığı ÅŸey nefes sistemindeki blokajları açarak, oksijenin vücutta kesintisiz dolaşımını saÄŸlamak. Yapılan araÅŸtırmalar yetiÅŸkinlerin yüzde 90′ının nefes alma kapasitelerinin sadece yüzde 30′unu kullandıklarını gösteriyor. Bunun sebebi, yaÅŸadığımız fiziksel ve duygusal travmalar sonrasında diyaframımızı her geçen gün daha az kullanmaya baÅŸlamamız.

    Yapılan terapiler sonrasında kişi gün içerisinde farkında bile olmadan düzenli diyafram nefesi almaya başladığında, artan oksijen miktarıyla birlikte hem bağışıklık sistemi kuvvetleniyor hem de tüm organların sağlıklı çalışma kapasitesi artıyor. Tekniğin uygulanmasıyla kazanılan derin ve tam diyafram nefesi, fiziksel iyileşmenin yanı sıra hücre hafızamızdaki tüm negatif enerjileri temizleyerek zihinsel ve ruhsal bir dönüşüm de gerçekleştiriyor. Bizi engelleyen tüm bu negatif duygu, düşünce, korku ve endişelerden sıyrılmak, doğal olarak stresi ortadan kaldırıyor, kişinin kendisini özgürce ifade edebilmesini, daha cesur adımlar atarak yaşamını yeniden şekillendirebilmesini sağlıyor.

    Migren ve fibromiyalji hastalıkları nedeniyle transformal nefes tekniÄŸiyle ilgilenmeye baÅŸlayan Duygu KeçecioÄŸlu ise sertifikasını Judith Kravitz’in düzenlediÄŸi ‘nefes terapistliÄŸi eÄŸitimlerini’ tamamlayarak almış. Bir süre sonra tamamen iyileÅŸen KeçecioÄŸlu, “İki yıldır burnum bile akmıyor. YaÅŸadığım bu olaÄŸanüstü dönüşümü baÅŸkalarının da deneyimlemesine aracı olmak istedim,” diyor. KeçecioÄŸlu çalışmalarını TeÅŸvikiye’deki Stüdyo Prana’da sürdürüyor

    Etiketler: , , ,

  • SaÄŸlık 27.06.2010 Yorum Yok

    Kene , Kırım Kongo , Kanamalı Ateş hastalığı ve Kene Isırığı Hakkında

    Son yıllarda daha sıkça duyulmaya başlayan, bahar-yaz dönemlerinde artış gösteren ve ağırlıklı olarak keneler aracılığıyla bulaşan virütik bir hastalıktır. İlk olarak 1944 yılında Kırım?da, sonra 1956 yılında Kongo?da tanımlanmış ve sonra aynı hastalık olduğu anlaşılmıştır.

    Keneler, kan emerek beslendikleri için hemen tüm yabani ve evcil hayvanların (inek, koyun, köpek, kemiriciler, yerde beslenen kuşlar vb.) üzerinde bulunabilir ve bu hayvanlardan insana geçebilirler. Ayrıca, çalılık ve yeşil, yüksek otlu alanlarda bulunan keneler, beslenmek için doğrudan insanlara da geçip ısırabilirler. Bu nedenle daha çok kırsal bölgelerde ve hayvancılıkla uğraşan kişilerde görülmekle birlikte kentsel alanlardaki uygun ortamlarda da bulunabilirler.

    Virüs ile bulaşmış keneler, kan emişini tamamladıktan sonra ayrılırken bir sıvı salgılarlar. Virüs genellikle bu sıvı ile bulaşır. Kan emdikleri ve virüsü bulaştırdıkları tüm canlılar hasta olabilir fakat hastalık genellikle hayvanlarda hafif ve bulgusuz seyreder. Bu nedenle daha az görülmekle birlikte hasta hayvanların salgıları ve kanları aracılığıyla da hastalık bulaşabilir.

    Devamını oku…

    Etiketler: , , , , , , ,

  • SaÄŸlık 21.06.2010 Yorum Yok

     

     

    Topuk Ağrısı ve Tedavisi

    Daha çok kilolu kişilerde ve orta yaş ile üzerindeki populasyonda görülen topuk dikeninin bazen ağrısız olarak da tespit edilebildiğini ifade eden Akman, topuk dikeni olan hastaların sabahları ilk yere basarken veya uzun süre oturduktan sonra ayağa kalkarken başlayan, aktivite ile azalan fakat aktivite uzadıkça tekrar ortaya çıkan bir topuk-ayak tabanı ağrısı olduğunu kaydetti. Akman, ?Ağrıyan nokta çoğunlukla topuğun alt-ön kısmı ve taban çukurluğunun başladığı noktadadır. Bazen tüm ayak tabanına yayılabilir. Ayak bileği ve parmaklar gerildiğinde ağrı artar? şeklinde konuştu.

    Topuk dikeninin tespit edildikten sonra alınacak bazı basit önlemlerle kendiliÄŸinden geçebildiÄŸini belirten Akman, aÄŸrının sebebinin gerçekten topuk dikeni olup olmadığının emin olunması gerektiÄŸini vurguladı. Akman bu tip durumlarda mutlaka fizik tedavi ve rehabilitasyon ya da ortopedi uzman hekimlerine baÅŸvurulmasını istedi. Akman şöyle devam etti : ? Tanı kesinleÅŸtikten sonra ilk yapılacak ÅŸey topuÄŸa aşırı yüklenmekten kaçınılmasıdır. Evde çıplak ayakla gezilmemeli, sert zeminlerde uzun süreli ayakta durulmamalı, sıçramalı ve ani depar gerektiren sporlar yapılmamalıdır. Devamını oku…

    Etiketler: , , , , ,

  • SaÄŸlık 21.06.2010 Yorum Yok

     MS Hastalığı Nedir?

    Multipl Skleroz ya da kısaca ?MS?, beyin ve omuriliğin oluşturduğu merkezi sinir sisteminin genç erişkin yaş grubunda en yaygın nörolojik hastalıklarından birisidir. Bu hastalıkta, beyin ve omurilikteki sinir telciklerinin etrafını saran miyelin tabakasının etkilendiği bilinmektedir. Miyelin tabakası, merkezi sinir sisteminin vücudun çeşitli organlarına gönderdiği elektriksel mesajların sinir telcikleri üzerinde iletilmesinde yardımcı olur. Miyelin tabakasının zarar görmesi, bu iletimde kesintilere, aksamalara neden olmaktadır.

    MS?in atak devresinde sinir telciğinin kılıfını oluşturan miyelin tabakasında bir iltihaplanma olur ve o bölgede sinir üzerindeki normal elektriksel iletim aksar. Eğer iltihaplanma hafif atlatılırsa, iyileşme dönemlerinde miyelin kendi kendini tamir edebilir, fakat iltihaplanma şiddetli ise, miyelin fazla zarar görür ve burada sert bir tabaka ya da plak oluşur. Beyin ve omurilik yoluyla o sinirin ulaştığı organa gitmesi gereken mesajlar bu bölümde engellenir ve bu nedenle beyin ve organlar arasındaki gerekli haberleşme ve koordinasyon sağlanamaz.

    En sık görülen MS belirtileri güçsüzlük, yorgunluk, hissi belirtiler (karıncalanma, uyuşukluk, ağrı), görme bozuklukları (bir gözde görme kaybı, bulanık veya çift görme), kas fonksiyon bozuklukları (katılık, titreme, idrar kaçırma, kabızlık, cinsel sorunlar) ve denge sorunlarıdır (dengesizlik, başdönmesi, yalpalama). Bu belirtilerin bir veya birkaçını hissedenlerin vakit geçirmeden tam teşekküllü bir hastanenin ?Nöroloji? kliniğine başvurmasında yarar vardır.

    HASTALIĞIN NEDENİ BİLİNİYOR MU?

    Hastalığın nedeni bilinmemekle birlikte birçok varsayım mevcuttur. Genel olarak MS otoimmün hastalık (bağışıklık sistemi hastalığı) olarak kabul edilmektedir. Vücut kendi hücrelerini yabancı ajanlardan ayırt edemeyerek saldırmakta, parçalamaya başlamaktadır.

    Devamını oku…

    Etiketler: , , , ,

  • SANRISAL BOZUKLUK Nedir?


    TOPLUMDAKİ YAYGINLIĞI, BAŞLANGIÇ YAŞI

    Yapılan çalışmalara göre yüz bin kişide 24-30 arasında görülmektedir. Her yıl yaklaşık olarak yüz bin kişide 1-3 kişi ilk kez bu nedenle başvurmaktadır. İlk başvurular daha çok 35-55 yas arasında olmaktadır.

    Kimlerde görülmektedir :

    Rahatsızlık daha çok kadınlarda görülmekte olup, % 60-75 hasta evli durumdadır. Geri kalanlar dul, boşanmış ya da ayrı yaşamaktadır. Genellikle düşük sosyoekonomik düzey ve düşük eğitimlidirler. Göçmen konumundaki kişilerde, tek başına bulunulan hücre ortamlarında kalan kişilerde bu rahatsızlığa eğilim yüksek bulunmuştur.

    Rahatsızlığı olan kişilerdeki aile özellikleri:

    Bu kişilerin yakın akrabalarında kıskançlık, kuşkuculuk, paranoid kişilik ve bu türden sanrısal bozukluk diğer kişilere göre daha fazla görülmektedir.

    Rahatsızlığın alt tipleri :

    1- Erotomanik tip:

    kiÅŸide sanrının konusu baÅŸka kiÅŸilerin kendisine aşık olup, onunla evlenmek istemesi seklindedir. Genellikle içerik romantik yapıda olup, cinsellikten göreceli olarak uzaktır. Varsayılan hayran bu kiÅŸiden mesleki, sosyokültürel düzey ve ekonomik açıdan daha üst konumda bulunmaktadır. kiÅŸi bu durumu gizli tutabileceÄŸi gibi o varsayılan kiÅŸinin sevgisine karşılık vermek üzere çeÅŸitli yollarla ona ulaÅŸmaya çalışabilir. Telefonla ya da izleyerek rahatsızlık verebilir, imzasız notlar, hediyeler gönderebilir. Bu gibi olaylarla suç isleyebilirler. Devamını oku…

    Etiketler: , , , , , , ,

  • SaÄŸlık 04.04.2010 Yorum Yok

    Parkinson Hastalığı

    PARKİNSON HASTALIĞI NASIL ORTAYA ÇIKAR?                

    Parkinson hastalığının, beyinde dopamin salgılayan hücrelerin hasarı sonucu ortaya çıkar. Fakat bu hasarın neden ortaya çıktığı henüz bilinmemektedir. Genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin birlikte bu hastalıkta rol oynadığı düşünülmektedir. ÖrneÄŸin eroin kullanan bazı kiÅŸilerde parkinson belirtileri görülmeye baÅŸlanmış, bunun da eroinde bulunan bir maddenin beyindeki hücreleri öldürdüğü için oluÅŸtuÄŸu açıklanmıştır. Fakat bu konuda çalışmalar hala sürmekte ve henüz kesin bir kanıt yoktur. Aileden gelen (kalıtsal) faktörlere baÄŸlı parkinson hastalığı daha çok genç yaÅŸlarda ortaya çıkmıştır. Fakat bu sadece yüzde 5′lik bir dilimdir. Ayrıca bulaşıcı bir hastalık da deÄŸildir.

    PARKİNSONİZM NEDİR?

    Parkinsonizm kelimesi belli bir hastalıktan çok, değişik nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan bir dizi belirtiyle tanınan bir çok hastalığı çağrıştırır. Bunlarda da Parkinson hastalığında görülen belirtiler dikkati çeker; örneğin, uzuvların titremesi, vücut hareketlerinin yavaşlığı, kasların sertliği, öne eğik duruş şekli, küçük adımlarla ve ayaklarını sürüyerek yürüme, hızlı ve monoton konuşma vb. Ancak, parkinsonizm tablolarında Parkinson hastalığı belirtilerinin yanı sıra, sıklıkla beynin başka bölümlerinin de etkilenmesi sonucu çok sayıda ek belirti mevcuttur. Bu hastalıkların nedenleri farklı olduğu için tedavileri de değişik olabilmektedir. Kimisi tamamen iyileşme gösterirken, kimisi hızlı bir seyirle ağırlaşabilmektedir. Bu nedenle bir parkinsonizmli bir hasta görüldüğünde esas sebebin araştırılması ve kesin tanı konulması önemlidir.

    Parkinsonizme yol açan nedenler:
    1- İdyopatik Parkinson hastalığı: Parkinsonizm tabloları arasından en sık rastlanılan hastalıktır. Parkinson hastalığında beynin derin kısmında yer alan kara çekirdekteki (substansiya nigra) dopamin adlı kimyasal maddeyi üreten sinir hücreleri hasara uÄŸrar ve eksilir. Bu hasara yol açan nedenler kesin olarak bilinmediÄŸi için, Parkinson hastalığı, tıpta sebebi bilinmeyen anlamında kullanılan ?idyopatik? kelimesi ile anılır. Bu hücrelerin uzantıları ?striyatum? (çizgili cisim) adı verilen bölgelerdedir ve burada yer alan alıcı yapılara (reseptör), salınmış olan dopamin baÄŸlanır ve bilgiyi bir sinir hücresinden diÄŸerine iletir. Beyinde yeterli dopamin yapılamadığı için uzuvlarda istirahat halindeyken titreme, kas sertliÄŸi, hareket yavaÅŸlığı ve duruÅŸ bozukluÄŸu ile ÅŸekillenen Parkinson hastalığı belirtileri ortaya çıkar. Devamını oku…

    Etiketler: , , , , , , ,

  • Delüzyonel Bozukluk Nedir?

    Delüzyonel bozukluk, kalıcı ve değiştirilemeyen, hallüsinasyonların, disorganize düşünce ve davranışların, anormal affektin eşlik etmediği inatçı, bizar olmayan delüzyonlardan oluşur. Kişilik genellikle bozulmaz. Hastalarda, genelde fonksiyonel kapasiteleri yüksek olmalarına rağmen, aşırı duyarlı ve sürekli tetikte olduklarından sosyal ortamlardan izole olabilirler.
    Ortalama 40′lı yaÅŸlarda ortaya çıkar.

    Etyopatogenez

    Bazal ganglion ve limbik sistemlerinde değişik bozukluklar olabilir. Ancak, delüzyonel zoukluk asıl psikososyal orijinlidir. Fiziksek ya da psikolojik istismar, zalim, sebatsız ya da güvenilmeyen ebeveynler, baskıcı, mükemmeliyetçi bakıcılar bu kişilerin hayatlarında görülebilir. Sağırlık, körlük, sosyal izolasyon, yalnızlık, göç ve diğer çevre değişiklikleri, ileri yaş diğer risk faktörleri arasındadır.
    Hastalar, kabul edilmeyen fikirlerini, duygularını savunma olarak projekte ederler. Utanç, küçük düşme, aşağılık duygularını reddederek, reaksiyon formasyonuyla grandiyözite gibi tam tersine çevirirler ve kabul etmedikleri duyguları başkalarına yansıtırlar.
    Belirti ve Bulgular

    1. Bizar olmayan ve en az 1 ay süren delüzyonlar
    2. Şizofreni A ölçütlerinin karşılanmaması (hezeyanlar, halüsinasyonlar, disorganize davranışlar, katatoni, negatif belirtiler)
    3. İşlevselliğin korunmuş olması
    4. Delüzyonlarla birlikte duygudurum bozuklukları olsa bile, delüzyonel epizodlara kıyasla kısa sürmesi
    5. Organik bir bozukluk olmaması Devamını oku…

    Etiketler: , , , ,

Arama



Son Yorumlar

EOMY TOP 100 Web Tasarim - Kiralιk