• Polenin analizleri dünyanın ünlü laboratuarlarında yapılıyor. CNRS dünyaca tanınmış bir araÅŸtırma örğütü CNRS araÅŸtırma uzmanlarından Armond PONS’un kitabında, polenin bütün vitaminleri taşıdığı açıklanıyor

    Polende tüm vitaminler ve diğer cevherlerin insan yaşamı için en ideal oranlarda bulunması başka üstün bir özelliktir. Başka pek çok besinde bulunabilen vitaminler az, üreme, gelişme, düşünme, güç verme ve uzun ömür sağlaması gibi en önemli görevleri yerine getirmeyi sağlayan ve seçkin besinlerde bulunan vitamin ve diğerleri kat kat fazladır.

    A ve C vitaminleri az, B vitaminleri çok yüksek orandadır. B vitaminleri, bilindiÄŸi gibi “uzun ömür vitaminleri” dir. Dış etkenlere karşı hücreyi, bağışıklık sistemini uyararak korur, sürekli hücre yeniler, hemoglobini çoÄŸaltarak hücreye bol oksijen gelmesini saÄŸlar.

    Devamını oku…

    Etiketler: ,

  • ARI SÜTÜ

    Arı sütü; işci arıların gırtlak bezelerinden salgılanan bir bal emülsiyonudur. Kraliçe arının besini olup, besin değeri son derece yüksektir. Tüm yaşamı boyunca arı sütü ile beslenen kraliçe arının ömrünün uzunluğuna da en önemli işarettir. Diğer arılar sadece 2 ay yaşarken, kraliçe arının ömrü 6 yıldır. Bu besinde, kraliçe arının niçin inanılmaz büyük (iri), uzun ömürlü, verimli ve diğer arılarla mukayese edildiğinde neden daha fazla enerjiye sahip olduğunun sırrı saklıdır. Kraliçe arı, sadece arı sütü ile beslenerek günde 3.000 yumurta üretir ve bu emülsiyon kraliçe arıyı sağlıklı ve güçlü tutmak için gerekli besinleri de sağlar.

    Araştırmalar, arı sütünün insan vücuduna da, en az kraliçe arıya sağladığı yarar kadar yarar sağladığını ortaya koymaktadır. Arı sütü, bir çok çeşit etken madde; enzimler, amino asitler, vitamin ve mineraller içermekle kalmayıp, metabolizma için çok önemli olan panteik asit (pantheic acid), asetilkolin (acetylcholine), protein, bağışıklık sistemini güçlendiren ve ruhsal-fiziksel dayanıklılığı artırıcı bir yağ asidi olan 10-HDA (10-Hydroxy-2 Decenoic Acid), sepanin asit (sepanine acid), hastalıkların iyileşme döneminden sonra sindirimi düzenlemek ve iştahı açmak için çok ideal olan oleik asit (oleic acid) içerir.

    Doğal hormon ve enzimleriyle beraber içerdiği vitaminler arasında tüm B vitaminleri (B-Complex vitamins), A, C ve E vitaminleri vardır. Ayrıca 10 temel amino asitten (esansiyel) sekizini de (lizin, metionin, lösin, fenil-alanin, treonin, triptofan, valin, izolösin) doğal hormon ve enzimleriyle içermektedir. Tüm bunlara ilave olarak; kalsiyum, potasyum, fosfor, demir, sülfür, bakır ve silisyum minerallerini de içerir.

    Bu faydalı maddeleri yüksek oranda içerdiği için, vücudu strese ve dış etkenlere karşı güçlü kılmakta, anti-bakteriyel ve antibiyotik özelliği ile vücüdumuzu bir çok hastalığa karşı korumaktadır.

    Arı sütü bir doğa harikası olarak; aşağıdaki durumları önlemede veya iyileştirmede yardımcı olmaktadır :

    Devamını oku…

    Etiketler: , , , ,

  • Bazı Åžifalı Bitkiler

    ŞİFALI BİTKİLER NEDİR VE NASIL YARARLANABİLİRİZ?
    Şifalı bitkiler sözü akla ilk olarak şifalı otları getiriyor. Oysa sadece şifalı otları değil, şifa kaynaklı her türlü besin maddesini ele aldık. Yani insanların günlük yaşamlarında şifa bulmak, beslenme ve çeşitli amaçlarla tükettiği bitkisel besin maddeleri.

    Faydalı bitkiler kendi içinde Besin Bitkileri, Baharat Bitkileri, Endüstri Bitkileri, Tıbbi Bitkiler ve Süs bitkileri diye gruplandırılır. Şifalı otlar, bir çeşit bitkisel ilaçlardır. Çünkü insanların organizmalarını etkileyen birçok hastalığın çaresi bu bitkilerde gizlidir.

    Hemen hemen her ülkede o bölgede yetişen bitkilerin hangi derde deva olduğuna dair nesilden nesile aktarılan bilgiler vardır. Ülkemizde bu tip bitkisel kaynaklı tedavi yollarına genel olarak kocakarı ilaçları adı verilir. Fakat kocakarı ilacı diye halk dilinde tabir edilen ilaçlarla şifalı otların kullanımı aynı anlama gelmiyor.

    Hangi bitkisel besinin, kökün veya otun hangi sağlık probleminin düzelmesine yaradığını bilmek önemli ve gerekli bir bilgidir. Yanlış uygulamaların ve dozların hayati tehlikeler yaratabileceğini unutmamak gerekir.

    Adaçayı, Zencefil, Ihlamur, Susam yağı …. Devamını oku…

    Etiketler: , , , , , , ,

  •  

    Anne Sütünü Arttırmanın Yöntemleri

    Anne sütü,bebek için çok önemlidir.Bebeğin tüm hastalıklara karşı bağışıklık kazanması tamamen anne sütüne bağlıdır.İlk4-6 aydan sonra yardımcı besinler kullanılabilir ama ilk 4-6 ay sadece anne sütü verilmelidir.İlk 4-6 ayda anne sütü, bebek için gerekli tüm besinleri içeriyor. Bu süre içinde anne sütüyle beraberinde başka bir gıda verilmesinin gereksiz olduğu belirtiliyor.

    Emzirme anne ile bebek arasındaki ilişki kalitesinin en yüksek seviyede olmasını sağlıyor, aynı zamanda psiko-sosyal ortamı yaratıyor. Anne sütü ile beslenen çocuklarda bulaşıcı hastalıklar daha seyrek görülüyor. Ayrıca araştırmalar, emzirmenin annede meme ve yumurtalık kanseri gelişme olasılığını azalttığını gösteriyor.

    Bebeklerin sağlıklı gelişmesi, büyümesi ve hastalıklardan en iyi şekilde korunması için anne sütü vermelisi öneriliyor. Uzmanların, anne sütünün yeterince gelmesi için önerileri şöyle:

    -Kendinizi psikolojik olarak emzirmeye hazırlamak, ayrıca emzirme eğitimi ile birlikte meme başının süt vermeye hazır hale getirilmesi için gerekli egzersizleri öğrenmek ve uygulamak için doğumdan önce mutlaka bir çocuk hekimine gitmelisiniz.

    -Sütünüzün gelmesini beklemeden ve kesinlikle şekerli su vermeden, bebeğinizi doğar doğmaz ilk yarım saat içinde mutlaka emzirmelisiniz.

    - Doğduğu andan itibaren istedikçe emzirilmelidir. Yenidoğan bebekler genellikle 8-10 öğün emmek isterler. Öğün sayısı daha sonra giderek azalır. Sık emzirme bol süt gelmesini sağladığı gibi, göğüslerin şişmesini ve acımasını da önler.

    -Emzirmeden önce veya sonra ticari mama, inek sütü ya da başka gıdaların verilmesi, bebeğin aldığı süt miktarını azaltır. Bu durum da daha az süt gelmesine neden olur. Bu tür ek gıdalara, bebek 4-6 aylık olmadan başlamamak gereklidir.

    -Başkaca sıvılar vermek için biberon kullanılmamalıdır, bebeğin meme emmesini tümüyle kesebilir. Biberonun gerektirdiği emme şekli meme emilmesinden daha farklı ve kolay olduğu için biberonu tercih etmelerine neden olabilir.

    -Anne bebeğini emzirdiği dönemde kendi beslenmesine de özel bir önem göstermelidir. Emziren anne, günde en az iki litre sıvı, en az iki bardak süt içmeli veya yoğurt ve peynir gibi süt ürünlerini yemelidir.

    -Protein gereksinimini karşılamak için kuru fasulye, nohut, mercimek gibi kuru baklagiller, et, tavuk, balık gibi yiyeceklerden her öğünde yemelidir.

    -Bol bol sebze ve meyve ihmal edilmemelidir.

    -Ayrıca sütünün az geldiği düşüncesinde olan annelerin şekerli gıdalardan (pekmez, bal, reçel gibi) daha fazla tüketmesi tıbben tam kanıtlanmış olmamakla birlikte faydalı olacaktır.

    -Emziren annenin ruhsal yönden desteklenmesi, huzurlu bir ortam sağlanması ve mutlu edilmesi de son derecede önemlidir.

    -Her emzirmede, bir önceki beslenmede en son verilmiş memeden başlanmalıdır.

    -Bebeğin emme gücüne bağlı olmakla birlikte her emzirme yaklaşık 20-30 dakika sürmelidir.

    Etiketler: , , ,

  • Süt çocuÄŸunun tabii gıdası anne sütüdür.İlk altı ay hiçbir gıdaya ihtiyaç duymadan anne sütü ile mükemmelen beslenebilir.Yeterli kilo alan saÄŸlıklı geliÅŸme gösteren bebek altıncı ayı doldurduktan sonra alıştırmak için gıdalara baÅŸlanır.

    Altı ay ile on ay arasında ek gıdalara başlanmayan bebeklerde çiğnemeye ve farklı tatlara alışma meydana gelemez ve anne memesine aşırı derecede düşkün olan bebek yemekleri reddeder.Bebek anne sütü ile doymuyor ise ilk dört ay anne sütü ve adapte formül mama dördüncü aydan sonra gıdalara başlanabilir.
    Devamını oku…

    Etiketler: , , , ,

  • SaÄŸlık 07.03.2009 Yorum Yok

    Bebek beslenmesinde anne sütü neden önemlidir. Yaşamın ilk 6 ayında anne sütü bebekler için en uygun besindir. Bu dönemde tek başına anne sütü ile beslenen bebekler normal büyür ve gelişirler. Bebeğe hiç bir ek besin verilmesine gerek yoktur. Anne sütü bebekleri enfeksiyonlardan korur. İshal ve zatürre gibi enfeksiyonlar anne sütü ile beslenen bebeklerde daha az görülür.Bebeğe ilk sütün ( ağız sütü ) verilmesi çok önemlidir. Ağız sütü enfeksiyonlara karşı koruyucu maddelerden çok zengin bir besindir. Anne sütünün temiz bir besin olması ve verilirken biberon gibi bir araç gerektirmemesi nedeni ile de yalnız anne sütü ile beslenen bebeklerde enfeksiyon görülme riski azdır. Bebekler doğumdan hemen sonra, ilk yarım saat içinde emzirilmeye başlanmalıdır.

    Sağlıklı Bir Emzirme Uygulaması Nasıl Olmalıdır : Günde bir defa emzirme öncesinde meme başının su ile silinmesi yeterlidir. Sabunla veya karbonatlı su ile temizleme meme başının kolayca tahriş olmasına ve çatlamasına neden olur. Annenin sırtını dayayacağı arkalığı olan alçak bir koltuk veya sandelyeye oturarak emzirmesi rahat bir pozisyondur. Yatarak emziriyorsa çocuğun başını yastıkla desteklemek yararlı olur. Emzirirken bebeğin yüzü ve gövdesi anne memesine dönük olmalı, bebek, omuzları annenin kolu üzerinde desteklenecek şekilde tutulmalı, çene anne memesine temas etmeli, alt dudağı dışa dönmüş, burun açık olmalıdır. Meme ucu, etrafındaki kahverengi halka ile birlikte çocuğun ağzında olmalı ve damağına dokunmalıdır. Bu hem emmenin başarılı olmasını sağlar hemde meme başında zedelenmeyi önler. Emzirdikten sonra bebek annenin omuzuna yatırılıp sırtına hafif hafif vurularak gazı çıkarılmalıdır

    Anne Sütü İle beslenmede Hangi Güçlüklerle Karşılaşılabilir ?
    Düz ve İçe Çökük Meme Ucu :
    Bebek meme ucunu emmez, meme ucu ve çevresindeki halkayı aÄŸzına alıp bir ” meme başı ” oluÅŸturur. Meme ucu bebeÄŸin aÄŸzındaki ” meme başı”nın yalnız üçte birisini meydana getirir. Gebelik döneminde ve doÄŸumdan sonraki ilk hafta memenin uzayabilme kabiliyeti artar. Yani gebeliÄŸin ilk zamanlarında memeler düz görünse de bu bebeÄŸin emmesinde zorluk çıkarmayabilir. Bebek emdikçe memeyi ve ucunu dışarıya çekecektir. Bazen memenin elle ÅŸekillendirilmesi bebeÄŸin iÅŸini kolaylaÅŸtırır. Elle ÅŸekillendirme için avuç memeyi aÅŸağıdan desteklerken baÅŸparmak da yukardan yavaşça bastırılır. Eli meme ucundan uzak tutmaya özen gösterilmelidir.
    Devamını oku…

    Etiketler: , , ,

  • Bademcik (tonsil) nedir? : Bademcikler, boÄŸazımızın her iki yanında bulunan yapılardır. Bademcikler, boÄŸaza giren bakteri ve virüs cinsi mikropları yakalarlar ve vücudun mikroplarla savaÅŸmasına yardımcı maddeler olan antikorları üretirler. Bademcikleri, çocuÄŸunuzun boÄŸazına bir fenerle bakarak görebilirsiniz. Bademcik iltihabı (tonsilit), bademciklerin mikroplarla karşılaÅŸması ve ÅŸiÅŸmesi sonucunda geliÅŸir. EÄŸer çocuÄŸunuzda sürekli veya sık tekrarlayan bademcik iltihabı varsa, doktorunuz bademciklerin alınmasını önerebilir. Çocuklar bademcikleri alındıktan sonra daha sık hastalanmazlar; çünkü, vücutta bademcik gibi görev yapan baÅŸka dokular mikroplarla savaÅŸan maddeleri yeterince üretebilirler.

    Bademcik iltihabının (tonsillit) belirtileri nelerdir?
    Çocuğunuzda bademcik iltihabının (tonsilit) aşağıdaki belirtilerinden biri veya birkaçı bulunabilir :
    ? boğaz ağrısı
    ? yutkunma sırasında ağrı veya rahatsızlık hissi
    ? kötü ağız kokusu
    ? ateÅŸ
    ? sesinde çatallanma
    ? boyundaki lenf bezlerinde ÅŸiÅŸme
    ? Eğer çocuğunuzun boğazına bakarsanız, bademciklerin kızarmış ve şişmiş olduklarını görebilirsiniz. Bazen de, bademciklerin üzeri beyaz veya sarı renkli bir maddeyle kaplanmış gibi olabilir. Çocuğunuzun bademciklerinin iltihaplı olup olmadıklarını anlamayabilirsiniz; eğer bademcik iltihabından şüpheleniyorsanız doktorunuza başvurunuz.
    Devamını oku…

    Etiketler: , , ,

  •  

     

     

    Aşı Takvimi Nedir?

    Etkili bir bağışıklık için, temel aşıların doğru ve eksiksiz yapılması esastır. Verilecek aşı miktarları, enjeksiyon sayıları ve aralarındaki süreler, ilk ve daha sonraki tekrarlar gerektiği şekilde uygulanmalıdır. Enjeksiyonlar arasındaki ideal süre 1 ay olmakla birlikte çeşitli nedenlerle daha erken ya da geç yapılan uygulamalarda programa yeniden başlanmasına ya da enjeksiyonun tekrarlanmasına gerek yoktur.

    Rutin Aşı Takvimi

    • DoÄŸum Hepatit B
    • 1 ay Hepatit B
    • 2 ay BCG
    • 2 ay DTP + TOPV
    • 3 ay DTP (*) + TOPV
    • 4 ay DTP (*) + TOPV
    • 6 ay Hepatit B
    • 9 ay Kızamık
    • 16 ay DTP (*) + TOPV
    • 4-6 yaÅŸ DTP (*) + TOPV
    • 14-16 yaÅŸ dT (**)
    • Hepatit B: B tipi sarılık aşısı.
    • BCG: Verem aşısı. DTP: “Difteri BoÄŸmaca Tetanoz” karma aşısı.
    • TOPV: Ağızdan “Çocuk felci” aşısı.
    • dT: EriÅŸtin tip difteri aşısı içeren “difteri Tetanoz” aşısı.
    • İlk karma aşıyla havale ve bilinç kaybı gözlenenlere DT (Difteri Tetanoz” aşısı uygulanır.
    • EriÅŸkin tip difteri Tetanoz aşısı bulunamazsa yalnızca Tetanoz aşısı yapılır. 10 yılda bir tekrarlanır.

    Ana Çocuk Sağlığı Merkezi ve Sağlık Ocaklarında rutin olarak uygulanmayan diğer aşılar:
    “Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak” MMR (15. ay ve 5 yaÅŸ), “Hepatit A” (0.1.6. ay), “Hemofilus influenza tip b” Hib (DTP+TOPV ile beraber) ve “Su çiçeÄŸi” aşılarının (15. ay MMR ile beraber) olanaklar elveriyorsa rutin olarak uygulanması saÄŸlanmalıdır.

    Devamını oku…

    Etiketler: , , , , , , , , , , ,

  • SOÄžUK ALGINLIÄžI VEYA ÜST SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONU (ÜSYE)

    Soğuk algınlığı bebekler ve çocuklar arasında en çok rastalanan hastalıklardan biridir. Genelde sanılanın tersine soğukta kalmak yada üşütmekle olmaz. Boğaz ve burunda gelişen bir enfeksiyondur ve etkeni genelde virüsler olan bulaşıcı bir hastalıktır.

    Akciğerlerin yada kulakların etkilenme tehlikesi olduğu için bebeklerde ve çocuklarda görülen soğuk algınlığı daha ciddiye alınmalıdır. Çocuğunuzda sıradan grip belirtilerinin yanında kırmızı lekeler de çıkarsa kızamık yada kızamıkçık çıkarıyor olabilir. Bu hastalığın belirtileri akan bir burun, hapşırma, burun tıkanıklığı, ateş, halsizlik, iştah kaybı ve kuru bir öksürüktür. ÜSYE bütün bir yıl boyunca görülebilir ve sebebi bilinen 100 virüsten biridir.
    Devamını oku…

    Etiketler: , , ,

  • Bebeklerde Ishal Ishalin Tedavisi

    Bebeklerde ishal: Bu sorun anne sütü ile beslenenlerde oldukça az rastlanan bir durumdur. Çünkü anne sütünde bulunan maddeler ishali oluşturan mikroorganizmaların oluşmasını büyük ölçüde engeller.
    İshalin belirtileri; sık sulu dışkılama; dışkının sıklığının ve miktarının artması; sümüksü dışkı ve bazen de kusmanın birlikte görülmesidir.

    İshal her mevsimde olabilir ancak yazları taze meyve tüketimi daha fazla olduğundan daha sık görülür. İshalin sebeplerini şöyle sıralayabiliriz:

    • Hastalık
    • DiÅŸ çıkarma
    • Belirli gıdalara karşı olan hassasiyet
    • GerÄŸinden fazla meyve ve meyvesuyu (özellikle elma ve üzüm) tüketimi
    • Gastrointestinal enfeksiyon (bağırsaklarda mikrobik enfeksiyon geliÅŸmesi)
    • Antibiotik tedavisi (antibiotik tedavisi sırasında bebeÄŸe yoÄŸurt yedirilmesi içerdiÄŸi canlı kültürler nedeni ile onu ishalden koruyabilir.)

    Nedenlere bağlı olarak ishalin tedavisi değişmekle beraber en yaygın ishal tedavisi diyet ile yapılanıdır. Bazen doktor ilaç önerebilir. Kesinlikle ishal olan bir bebeğe doktorun onayı olmadan ilaç uygulanmamalıdır, aksi takdirde bebeğin sağlığını tehlikeye atabilirsiniz.
    Devamını oku…

    Etiketler: , , ,