• SaÄŸlık 30.04.2009 1 Yorum

    Nöroloji Nedir ?

    Birçok sistemik hastalık sinir sistemine ait bulgulara neden olabilirken, nörolojik hastalıkların bazıları da diğer organ sistemlerini etkilenebilir. Örneğin gebelikte değişen hormon düzeyleri vücudun sıvı ve tuz tutmasını kolaylaştırır, kemiklerin korunaklı yüzeylerinden geçen sinirler bu seviyelerde ödem etkisi nedeni ile bası altında kalarak zarar görürler. Sonuçta etkilenen bölgenin altında uyuşma, karıncalanma, ağrı, etkilenen kaslarda kuvvetsizlik gibi belirtiler ortaya çıkar. Benzer şekilde şeker hastalığı ve tiroid fonksiyon bozuklukları gibi hastalıklarda bu duruma zemin hazırlar. Bu ve benzeri pek çok nörolojik hastalık tek bir sisteme ait bulgu vermediğinden, başvuru sırasında hastaların bir çoğu farklı branş hekimlerince görülür.

    Nöroloji polikliniklerine başvuru şikayetleri başlıca; baş ağrıları, baş dönmeleri, inmeler, şuur değişikliği ile giden hastalıklar (epilepsi = sara vs), el ayak uyuşmaları, çeşitli kas güçsüzlükleri gibi durumlardır.

    YaÅŸlı nüfusun artışı, hipertansiyon, kalp hastalığı ve diabet gibi sistemik hastalıkların ve bunlara baÄŸlı komplikasyonların daha sık rastlanır olmasına yol açmaktadır. İnme bu komplikasyonların en dramatik ve en korkulanıdır. Bu grup hastalar hastanemiz nöroloji bölümünde multidisipliner bir yaklaşımla deÄŸerlendirilmektedir. Sıklıkla baÅŸvurduÄŸumuz Kraniyal tomografi ve/veya magntik rezonans görüntülemesi, ekokardiografi ekstrakranial dopler gibi tetkikler inme kliniÄŸi ile baÅŸvuran hastalarımızda uygulanmakta, alınan sonuçlar hastalarımızın takip ve tedavilerine katkıda bulunmaktadır. Koma, ilerleyici inme, sık tekrarlayan nöbetler gibi hasta yaÅŸamını tehlikeye sokan ciddi durumlarda hastalarımız takip ve tedavisi yoÄŸun bakım ünitesinde sürdürülmektedir. Devamını oku…

    Etiketler: ,

  • Genel Cerrahi

    Genel Cerrahi Bölümü, ilgi alanın genişliği nedeni ile birçok disiplin ile işbirliği içinde ve eş güdümlü olarak çalışmaktadır.

    Genel Cerrahi hastalarının büyük bölümünü çeşitli tipte kanser vakaları oluşturur. Bu hastalar için tanı, ameliyat ve sonraki tedavi aşamalarının planlanmasında Gastroenteroloji, Radyoloji/Girişimsel Radyoloji, Patoloji, Medikal ve Radyasyon Onkolojisi ile işbirliği içinde çalışılmaktadır.

    Genel Cerrahi’nin bir diÄŸer ilgi alanı da travmatolojidir. Travmalı hastalarda sıklıkla çoklu organ sistemi yaralanmalarının varoluÅŸu nedeniyle Ortopedi, NöroÅŸirurji, Üroloji, Kalp ve Damar Cerrahisi bölümleri ile birlikte hareket edilmektedir. Özellikle ÅŸiddetli çoklu organ yaralanmalarında, tüm bu tıp dallarının eÅŸgüdümünü Genel Cerrahi Bölümü üstlenmektedir.

    Genel Cerrahi hastalarının tedavisinde en önemli aşamalardan biri de ameliyat sonrasında hastanın en kısa sürede eski yaşamına dönecek hale gelmesidir. Bu da Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümü ile yakın işbirliği içinde çalışılarak gerçekleştirilmektedir.

    Etiketler: , ,

  • Enfeksiyon Hastalıkları

    İnfeksiyon hastalıkları, eski adıyla intaniye, mikroorganizmaların neden olduğu hastalıkların tanı ve tedavisi ile uğraşan uzmanlık alanıdır. Tüm dünya ülkelerinde infeksiyon hastalıkları en sık görülen hastalıklardır. İnfeksiyon hastalıkları tedavileri mümkün olan hastalıklardır.

    Çok büyük bir kısmı uygun tedavi verilerek tam şifa ile sonlanırlar. Departmanın tanı kısmını oluşturan klinik mikrobiyoloji laboratuvarında hastalık etkeni mikroorganizmaların tespitine yönelik testler yapılmaktadır. Bakteriyoloji (bakteri bilimi), viroloji (virus bilimi), mikoloji (mantar bilimi), parazitoloji (parazit bilimi) ve seroloji (kanda mikroorganizmalara karşı oluşan antikorları araştıran bilim) klinik mikrobiyoloji laboratuvarının alt birimlerini oluşturmaktadır

    Etiketler:

  • SaÄŸlık 30.04.2009 Yorum Yok

    Kalp Damar

    Kardiyoloji

    Bölümün asıl amacı bireyleri kalp damar hastalıklarından korumak, hastalık ortaya çıkmış ise durdurmak, tedavi etmek ve hatta geriye döndürmektir.

    Kalp damar hastalıklarından en sık karşılaşılan ve hayatı ciddi anlamda tehtid eden kalp krizinin (myokard infarktüsü) tedavisinde en önemli husus; çok kısa süre içerisinde (ilk saatler) hastaya müdahale edilebilecek tıbbi şartların sağlanabildiği merkezleri oluşturmaktır. Kalp krizi; kalp adalesini besleyen koroner damarların ani olarak tıkanması sonucu ortaya çıkan çok ciddi bir klinik tablodur. Bu hadisenin vuku bulduğu durumlarda çok kısa süre içerisinde hastanın anjiografi laboratuarına alınarak koroner anjiografisinin (kalp damar hastalığını ortaya koymak için günümüzde halen en güvenilir tanı yöntemi) ve gerekirse balon anjioplasti ve/veya stent uygulaması gibi damar açma işlemlerinin uygulanması gerekmektedir.

    Etiketler:

  • SaÄŸlık 30.04.2009 Yorum Yok

    Kulak Burun BoÄŸaz (KBB)

    Poliklinik, KBB muayenesi

    Mikroskop altında dış kulak yolu ve kulak zarı muayenesi. Bu yöntemle dış kulak yolu ve kulak zarı hakkında tüm bilgiler elde edilir. Kulak zarı delikse ortakulak hastalıklarının teşhisi bu yöntemle çok kolay olabilir. Dış kulak yolundaki buşon (Kulak kiri) mikroskop ve aspiratör yardımıyla kulak zarına zarar vermeden temizlenir. Kronik orta kulak enfeksiyonlarında ortaya çıkan cerahat yine aspiratör yardımıyla aspire edilir. Spesifik antibiyotik seçimi için kültür alınabilir.

    KBB Cerrahi

    Burun (Deviasyon): Burunda nefes alıp vermeyi engelleyen en önemli neden septum denilen burun bölmesindeki eÄŸriliktir. Hastanemizde deviasyon ameliyatı rijit optikler yardımıyla yüksek baÅŸarı oranı ile rutin olarak gerçekleÅŸtirilmektedir. Devamını oku…

    Etiketler: , , , ,

  • Çocuk Hastalıkları

    Çocuklarda normal büyüme ve gelişmenin izlenmesi, normalden sapmaların tespiti yoluyla hastalıkların belirlenmesi ve önlenmesi için gereklidir. Sağlıklı çocuk takibinde düzenli olarak boy, ağırlık ve baş çevresi ölçümleri yapılmalıdır.

    Bebeğin Aşıları Ne Zaman Başlar? Bu Aşılar Nelerdir?

    BebeÄŸin aşıları doÄŸar doÄŸmaz baÅŸlayacak, anneyle birlikte hastaneden taburcu edilmeden önce ilk Hepatit B aşısı yapılmış olacaktır. Bunun ikincisi 1 ay sonra, üçüncüsü ise ikinciden 5 ay sonra yapılacaktır. 2 ayını dolduran bebeÄŸe, BCG ve karma, çocuk felci aşıları yapılacak, karma aşı 4-6 haftalık aralarla toplam 3 doza tamamlanacaktır. Doktorunuz karma aşıyla birlikte menenjit aşısının yapılmasını da önerecektir. Bebek ilk 6 ayını doldurunca, aşı sıklığı da azalacaktır. 9 ayda kızamık, 15 ayda kızamık- kızamıkçık- kabakulak, 18 ayda karma, çocuk felci, menenjit aşısının tekrarı (rapel) yapılacaktır. Doktorunuzun önerisiyle, 1 yaşı dolunca suçiçeÄŸi, 2 yaşı dolunca Hepatit A aşıları da yapılabilir. Devamını oku…

    Etiketler:

  • Kadın Hastalıkları (Jinekoloji)

    Jinekolojik Kontrol ve amaçları

    Amaç: Jinekolojik kontroller ülkemizde halen rutine yerleşmemiştir. Yani birçok kadın hala bir problemi olduğunda jinekologa gider. Bu kontrollerin amacı özellikle rahim ve yumurtalıklarla ilgili sorunları ortaya koymak ve varolan sorunların takip edilmesidir. Bilindiği gibi rahim ve yumurtalıklar karın içinde yerleşmiş organlardır ve sorunları her zaman bir belirti vermeyebilir. İlaveten her ay sürekli değişim gösteren bu organlarda erken devrede saptanan sorunların önüne geçilmesi daha kolay olmaktadır.

    Ne zaman başlamalı ve ne sıklıkta yaptırılmalıdır ?

    İlk adet kanaması olan kızların senede bir defa kontrolü yeterlidir. EvlenmiÅŸ veya cinsel yaÅŸamı baÅŸlamış olan kadınlarda ise 6 ayda bir jinekolojik kontrol yaptırması önerilmektedir. Herhangi bir sorun açısından takip yapılıyorsa bu aralıklar hekim tarafından sıklaÅŸtırılabilir. Devamını oku…

    Etiketler: , , , ,

  • SaÄŸlık 30.04.2009 Yorum Yok

    Dahiliye (İç Hastalıkları) Nedir?

    İç hastalıkları departmanı çocukluk çağını aşmış bireylerin iç organ sistemleri ile ilgili incelemeleri yapar. Bu sisteme ait organların fonksiyon bozukluklarıyla ilgili teşhis ve tedavi hizmetini verir. Bunun yanı sıra sağlık hizmeti verdiği her bireyi kendisini hastalıklarda koruması için alınması gereken önlemler konusunda bilinçlendirir ve yönlendirir.

    Genel dahiliye tıbbın tüm klinik branÅŸlarına temel teÅŸkil eden bir disiplindir. SaÄŸlık kuruluÅŸlarına baÅŸvuran hastaların büyük çoÄŸunluÄŸunun problemleri iç hastalıklarının ilgi alanına girmektedir. Üst ve alt solunum yolu hastalıkları, hiper tansiyon, mide-bağırsak sistemi hastalıkları, böbrek hastalıkları, tiroid hastalıkları, ÅŸeker hastalığı, romatizmal hastalıklar gibi çok geniÅŸ bir skalayı kapsar. Devamını oku…

    Etiketler: ,

  • SaÄŸlık 30.04.2009 Yorum Yok

    A I D S Nedir?

    AIDS, insan vücudunun immün sistemini yok eden ve bir dizi belirtilerle karakterize olan bir immün (bağışıklık) yetersizlik sendromudur. AIDS’li kiÅŸilerde HIV-I denilen virüs tipi T Hücrelerine girerek çoÄŸalmaya baÅŸlar ve daha sonra bu hücreleri öldürür. Bu imha immun sistemi zayıf bir hale getirir ve bu durumda ayrıca deÄŸiÅŸik enfeksiyonların ve tümörlerin ortaya çıkışı da kolaylaşır. HIV-I virüsüne aynı zamanda HTLV-III, LAV ve ARV virüsleri de denilir. Virüs; deÄŸiÅŸik yollarla örneÄŸin, damardan kirli iÄŸnelerle yapılan iÄŸneler, cinsel iliÅŸkiler veya anneden çocuÄŸa olmak üzere girerler. Birkaç ay içinde vücut bu virüse karşı antikor üretir. Kan testleri bu yüzden pozitif bir sonuç verir. Semptomlar 1-2 haftada geliÅŸir. Bunlar virüs vücuda girdikten bir kaç ay sonra baÅŸlar. Bu sırada kanda antikor oluÅŸtuÄŸu için Eliza ve Western Blot gibi tahlillerle teÅŸhis konulabilir.
    Devamını oku…

    Etiketler:

  • SaÄŸlık 30.04.2009 Yorum Yok

    HİPERBARİK OKSİJEN TEDAVİSİ (HBOT) NEDİR?

    Hiperbarik Oksijen Tedavisi tamamen kapalı bir basınç odasına alınan hastaya, 1 atmosferden daha yüksek basınçta, aralıklı olarak %100 oksijen solutulması şeklinde uygulanan tıbbi bir tedavi şeklidir. Hasta oksijeni basınç odasının türüne ve hastalığın durumuna göre, maskeden, başlıktan, ortamdan ya da endotrakeal tüpten alabilir.

    Hiperbarik Oksijen Tedavisinin  Etki Mekanizması:

    • Artan basıncın direkt etkisi: Boyle- Mariotte yasasına göre, basıncın artışı sonucu dolaşım ve dokulardaki gazların hacimleri ile gaz kabarcıklarının çapları küçülür. Bu etkisinden dekompresyon hastalığı (vurgun) ile atardamar gaz embolisi durumlarında yararlanılır.
    • Artan oksijen parsiyel basıncının etkisi: Henry gaz yasası uyarınca; sabit sıcaklıkta bir sıvı içinde çözünen gaz miktarı, o gazın parsiyel basıncı ile doÄŸru orantılıdır. Hiperbarik koÅŸullarda solunan oksijenin parsiyel basıncı artacağı için, plazmada çözünmüş durumda bulunan oksijen miktarı da artar. Sonuçta 1 atmosfer basınçta hava solunurken kanın 100 ml.sinde 0.3 ml. olan çözünmüş oksijen miktarı, 3 atmosfer basınçta %100 oksijen solunduÄŸunda 6.8 ml.e dek yükselir.

    Plazmada artan çözünmüş oksijenin etkileri ile;

    • Ödem azalır
    • Yara iyileÅŸmesi hızlanır
    • Bakterilerce üretilen toksinler engellenir (antitoksik etki)
    • Bakteriler öldürülür (antibakteriyel etki)
    • Antibiyotiklerin etkileri artırılır.

    HİPERBARİK OKSİJEN TEDAVİSİ ENDİKASYONLARI

    Ülkemizde 1 Ağustos 2001 tarihinde TC. Sağlık Bakanlığı?nın resmi gazetede yayımlanarak uygulamaya giren Hiperbarik Oksijen Tedavisi ile ilgili yönetmelikte yer alan  tedavi endikasyonları şu şekilde belirtilmiştir:

    Etiketler: , , ,