• Delüzyonel Bozukluk Nedir?

    Delüzyonel bozukluk, kalıcı ve değiştirilemeyen, hallüsinasyonların, disorganize düşünce ve davranışların, anormal affektin eşlik etmediği inatçı, bizar olmayan delüzyonlardan oluşur. Kişilik genellikle bozulmaz. Hastalarda, genelde fonksiyonel kapasiteleri yüksek olmalarına rağmen, aşırı duyarlı ve sürekli tetikte olduklarından sosyal ortamlardan izole olabilirler.
    Ortalama 40′lı yaÅŸlarda ortaya çıkar.

    Etyopatogenez

    Bazal ganglion ve limbik sistemlerinde değişik bozukluklar olabilir. Ancak, delüzyonel zoukluk asıl psikososyal orijinlidir. Fiziksek ya da psikolojik istismar, zalim, sebatsız ya da güvenilmeyen ebeveynler, baskıcı, mükemmeliyetçi bakıcılar bu kişilerin hayatlarında görülebilir. Sağırlık, körlük, sosyal izolasyon, yalnızlık, göç ve diğer çevre değişiklikleri, ileri yaş diğer risk faktörleri arasındadır.
    Hastalar, kabul edilmeyen fikirlerini, duygularını savunma olarak projekte ederler. Utanç, küçük düşme, aşağılık duygularını reddederek, reaksiyon formasyonuyla grandiyözite gibi tam tersine çevirirler ve kabul etmedikleri duyguları başkalarına yansıtırlar.
    Belirti ve Bulgular

    1. Bizar olmayan ve en az 1 ay süren delüzyonlar
    2. Şizofreni A ölçütlerinin karşılanmaması (hezeyanlar, halüsinasyonlar, disorganize davranışlar, katatoni, negatif belirtiler)
    3. İşlevselliğin korunmuş olması
    4. Delüzyonlarla birlikte duygudurum bozuklukları olsa bile, delüzyonel epizodlara kıyasla kısa sürmesi
    5. Organik bir bozukluk olmaması Devamını oku…

    Etiketler: , , , ,

  • Fonolojik Bozukluk Nedir?

    Fonolojik bozukluğu kekelemeden ayırt etmek gerekir, Fonolojik bozuklukta bazı harflerin ve hecelerin telafuz edilmesinde problem vardır. Fonolojik bouzukluğun tedaviside kekelemeye benzerdir. Ancak burada yaklaşım ve altta yatan psikopatoloji farklıdır.

    Fonolojik bozukluğu olan çocuklarda bu durum zeka gerilikleri , işitme ve duysal sorunlar ,konuşma ile ilgili motor bozukluklardan , merkezi sinir sistemi sorunlarından ayırt edilmelidir.

    Hafif dereceli fonolojik bozuklukta çocuğun konuşması aile üyeleri tarafından anlaşılmasına rağmen çevre tarafından anlaşılmaz. Ağır derecede fonolojik bozuklukta ise aile üyeleri tarafından da konuşma anlaşılamaz.

    Fonolojik Bozukluk (Önceki adı Gelişimsel Söylem Bozukluğu) DSM-IV-TR Tanı Ölçütleri
    Yaşına ve lehçesine uygun, geliÅŸimsel olarak çıkartması beklenen konuÅŸma seslerini çıkartamama (;örn. yanlış sesler çıkartma, kullanma, söyleme, bir sesin yerine baÅŸka bir sesi söyleme gibi olan ancak bununla da sınırlı olmayan, sesleri düzenleme bozukluÄŸu [/k/ sesi kullanılacakken /t/ sesinin kullanılması] ya da sondaki sessiz harfin söylenmemesi gibi atlamalar yapma). Devamını oku…

    Etiketler: , , , , ,

  • Amnestik Bozukluk Nedir?

    Genel tıbbi bir duruma bağlı olarak ortaya çıkan bellek bozukluğu temel özelliktir. Bu bozuklukta genel entellektüel kayıp söz konusu değildir.

    DSM-IV amnestik sendromu uzak ve yakın belleğin bozulması ve entellektüel yetilerin genel kaybının olmayışı ile tanımlarken , ICD-10 bu kriterlere ilaveten anlık bellekte defekt olmamasını gerekli görmektedir.

    Etyoloji :

    Tiamin eksikliÄŸi, kafa travmaları, beyin tümörleri, intoksikasyon (Arsenik, İzoniazid, Co, KurÅŸun vb.), madde kötüye kullanımları, enfeksiyonlar (ansefalit, menenjit), anoksi, serebrovasküler hastalık (kanama vb.), epilepsi ve EKT’dir.

    Klinik :

    Yakın bellek kusuru vardır. Devamını oku…

    Etiketler: , , , ,

  • Distimi ( Kronik Depresyon ) Nedir?

    Bazı araştırmacılar tüm depresyonlari biyolojik kökenli olduğunu ve beyindeki kimyasal maddelerin yetersizliğine bağlı olduğunu öne sürerlerken; bazıları da, düşünce sistemindeki psikolojik dengesizliğe dikkat çekmekteler APA (American Psychological Association) ya göre, distimi şöyle tanımlanıyor;

    Son iki senedir depresif ruh halinde olmak ve bunun yanı sıra aşağıdakilerin en az ikisinden yakınmak:


    • İştah azalması veya aşırı yemek
    • Sürekli yorgunluk durumu
    • Düşük benlik algısı
    • Uyku bozuklukları
    • YoÄŸun ümitsizlik duyusu
    • YoÄŸunlaÅŸamama
    • Kararsızlık

    Distimik birey, genelde “hep böyle” hissettiÄŸini söyler.

    Distimi Tedavisi

    Distimik bozukluÄŸun tedavisinde birincil hedefler depresif semptomları çözmek, gelecekte ortay çıkabilecek duygudurum bozukluklarını önlemek, bilhassa da çocuklar ve ergenlerde psikososyal iÅŸlevselliÄŸi kuvvetlendirerek bozukluÄŸun potansiyel sekellerinden koruma yeralmaktadır. Devamını oku…

    Etiketler: , , , ,

  • Atipik Depresyon Nedir?

    Daha çok genç yaştaki hastalarda görülür. Atipik depresyon yanı sıra madde bağımlılığı ve panik bozuklukda oluşabilir. Bu depresyon türünün ilaçla tedavisi gerekmektedir.

    Eskiden maskeli depresyon olarakta adlandırılırdı. Duygulanım sürekli çökkün olmayabilir, bazen yaşanan ortama uygun olarak duygulanımda dalgalanmalar, neşelenme görülebilir. Hastada iştah artışı ve kilo alımı olabilir. Fazla uyuma görülebilir. Bedensel uğraşılarda artma olabilir. Bu hastalar sürekli ağrılarından sızılarından yakınırlar, doktor doktor dolaşır ağrılarının nedenini bir türlü bulamazlar. Ani bayılmalar olabilir, bayılmalar genelde uzun sürelidir ve sıklıkla kalabalıkta olur, sıkılınca bayılmalarda artma görülür. Bu insanlar genelde reddedilmeye karşı aşırı duyarlıdırlar ve reddedildikleri zaman şiddetli tepki gösterirler. Bu nedenle sıklıkla aile, arkadaş ilişkileri ve iş yaşamlarında sorunlar ortaya çıkar

    Atipik depresyonlar ikiye ayrılır. A tipi, anksiyete ve gerginliğin ön planda olduğu, bedensel belirtiler, fobiler, panik atakları içeren tiptir. Genelde anksiyete bozukluklarına benzer.

    V tipi, uyku, iştah, kilo ve li­bido artışı gibi zıt belirtiler ve akşam kendini kötü hissetmeyle karakterizedir. V tipi denilen depresyonlar, günümüzde yaygın kullanılan atipik tanımına daha çok uymaktadır. Bu bireylerde, reddedilme duygularına bağlı fırtınalı ilişkiler, bu anlamda reddedilme ve eleştiriye karşı tepki olarak önemli sorumlulukların sık sık ihmal edilmesi ve red olunacağı korkusu ile romantik ilişkilerden kaçınma söz konusudur. Hafif depres­yonlarda, antidepresandan çok psikoterapi önerilir. Atipik özellikler ka­dınlarda 2-3 kat daha sık bulunur. Atipik depresyonda, olumlu olay ve yaşantılara olumlu tepki verme de önemli bir özelliktir.

    Etiketler: , ,

  • Spor 30.03.2010 Yorum Yok

    Scuba Diving Hakkında Teknik Bigiler

    GÜVENLİ DALIŞIN KURALLARI :

    Temel bir kural olarak dalış kurslarında öğrencilere sualtında uyulması gereken temel güvenlik kuralları öğretilmelidir. Bunlar dışında aşağıdaki kurallar da asla gözardı edilmemelidir.

    1. Dalmak için fiziksel ve ruhsal olarak sağlıklı olun. Kendinizi iyi hissetmiyorsanız asla dalış yapmayın.
    2. Dalış yeri hakkında iyi bir bilgiye sahip olun yada yöreyi tanıyanlardan bilgi alın.
    3. Aldığınız dalış eğitimi ve deneyiminize uygun dalış aktivitelerine katılın.
    4. Düzenli bakım yapılan ve tam çalışan ekipman kullanın.
    5. Dalış amirinin direktiflerini dinleyin ve uyarılarına karşı saygılı olun.
    6. Dalışlarınızı dalış arkadaşınızla birlikte planlayın ve mutlaka dalışlarınızı kaydedin.
    7. Dalış planınızı uygulayın ve dalış tablolarını iyi kullanın.
    8. Doğru çıkış hızını kullanın (10m/dk).
    9. Doğru yüzerlik sağlayın
    10. Düzenli nefes alma şekli sağlayın.
    11. Dalıştan önce hiperventilasyona neden olacak fazla egzersizden kaçının.
    12. Çıkış noktanıza rezerv hava kullanmadan ulaşabilmek için dalışınızı planlayın.
    13. Yüzeyde destek sağlamak amacıyla tekne, şamandıra ya da buna benzer ekipman bulundurun.
    14. İleri eğitim ve pratik yaparak becerilerinizi ve yeteneklerinizi geliştirin.
    15. Dalışa bir süre ara verdikten sonra tekrar başlamadan önce, bilgi ve becerilerinizi kontrollü ortamlarda gözden geçirin

    Bir dalıcının denizde kaybolması söz konusu değildir. Ancak bazı kurallar unutulur veya gözardı edilirse bu oluşabilir. Aşağıdaki önlemler alındığında bu gibi durumlardan korunabilir.

    Planlama:

    Dalış planlaması demek, dalıcıları ve dalış yerini tanımak demektir. Bu size acil bir durumda gerektiÄŸinde daha iyi hareket etmenizi ve aramalarda daha etkili olmanızı saÄŸlayacaktır. İyi bir deÄŸerlendirme prosedürü bilgisi gereklidir. Her dalıcının fiziksel ve psikolojik kondisyonunu bilmek zorunludur. Devamını oku…

    Etiketler: , , , , , ,

  • Spor 30.03.2010 Yorum Yok

    Scuba Diving Nedir ?

    İnsanoğlunun nefesini tutup suya ilk kez ne zaman daldığı bilinmemekle birlikte profesyonel dalgıçlığın başlangıcı zamanımızdan 5000 yıl öncelerine uzanmaktadır.

    Asurlar’dan kalma duvar yazıtlarında rastlanılan dalgıç motifleri, sualtı dünyasına olan ilginin ne kadar uzun zamandan beri süregeldiÄŸinin bir göstergesidir.

    Bu dalışlarda inci, sünger, mercan gibi ticari deÄŸeri yüksek mallar çıkarılırdı. 1942 yılında Jacques Cousteau ve Emile Gagnan’ın geliÅŸtirdikleri bir soluk alma aracı (regülatör),ile sualtına indirdikleri basınçlı hava dolu bir tüp, sualtında soluyabilmeyi ve ilk kez yüzeye baÄŸlı kalmadan sualtında özgürce dolaÅŸabilme olanağını saÄŸlamıştır.

    SCUBA (Self Contained Underwater Breathing Apparatus,

    Kendi Üzerinde Taşınabilen Sualtında Soluma Aygıtı) adıyla anılan bu buluş sayesinde, dalış hızla yayılan bir spor haline gelmiştir.

    Åžehir yaÅŸamının olumsuz etkileri ve iÅŸ dünyasının monoton, yorucu ve stresli temposu insana zaman zaman bir kabus yaÅŸatıyor. Yinede bu kabusu güzel bir düşe, benzersiz bir serüvene dönüştürmek elinizde… Yıllık izinlerinizde ya da hafta sonu tatillerinizde herÅŸeyden uzaklaşıp hayatın yıpratıcı izlerini silmek ve küçük bir mola verebilmek için mavi sular gizemli bir dünyaya çagırıyor sizi. Sualtının heyecan verici, nefes kesen dünyasını keÅŸfetmek ve maviliklere aşık diÄŸer arkadaÅŸlarınızla birlikte ortak bir duyguyu paylaÅŸmak için, dalmaya var mısınız?
    Devamını oku…

    Etiketler: , , ,

  • SaÄŸlık 25.03.2010 Yorum Yok

    Uyku Hastalıklarının Tanısı Nasıl Konulur?

    Uyku hastalıkları tanısı bu iş için özel donanımla donatılmış, uyku laboratuvarı dediğimiz mekanlarda konulur. Uyku laboratuvarlarında polisomnografi dediğimiz uykunun evrelerini ayırt etmeyi (EEG kanalları, göz hareketleri (EOG), çene EMG?si), solunumsal kayıtların (Airflow,göğüs ve karın kas hareketleri, oksimetre), EKG, bacak EMG?si kayıtlarının yapıldığı bir cihazla uyku çalışması yapılır. Hasta bu laboratuvarda normal uykusu sırasında yukarıda belirtilen kayıtlar yapılarak tetkik edilir. Sabah hasta uyandıktan sonra bu kayıtlar değerlendirilip ne tür bir hastalık olduğu konusunda karar verilir.
           Bu iÅŸlem sırasında herhangi bir ilaç, sedatif, alkol gibi uyku kalitesini etkileyecek materyal kullanılmaz. Hastanın olabildiÄŸince doÄŸal uyuması saÄŸlanır. Devamını oku…

    Etiketler: , ,

  • SaÄŸlık 25.03.2010 Yorum Yok

    Uyku apne sendromu Nedir?
    Uyku apne sendromu, uyku sırasında horlama, solunumun 10 saniyeden fazla durduğu apne nöbetleri ve gündüz aşırı uyku eğilimi ile karakterize bir hastalık sendromudur.
    Uyku apne sendromunda henüz açıklanamayan mekanizmalarla uyku sırasında üst solunum yollarında geliÅŸen tıkanmaya ve santral nedenlere baÄŸlı olarak solunum durmaları olmaktadır. Hastalar, apne nöbeti dediÄŸimiz durum dışında gece boyunca sıklıkla horlarlar. Uyku apnesi var diye bilmek için saatte görülen apne sayısının 5?den büyük olması gerekir. Bu apneler sıklıkla oksijen desatürasyonu dediÄŸimiz kandaki oksijen yüzdesinin düşmesi ile seyreder. Apne indeksinin yüksekliÄŸine baÄŸlı olarak hipoksi geliÅŸir. Bu hipoksi pulmoner arter basıncının artmasına,daha sonra sistemik kan basıncının artmasına neden olarak hastalarda sistemik hipertansiyon ve uzun vadede kor pulmonale geliÅŸmesine neden olur. EÄŸer genç hastada, nedeni açıklanamayan hipertansiyon ve kor pulmonale varsa akla uyku apne sendromu gelmelidir. Devamını oku…

    Etiketler: , ,

  • SaÄŸlık 25.03.2010 Yorum Yok

    Narkolepsi Nedir?

    Narkolepsi, gündüz aşırı uyku eğilimi, uykuda paralizi, katapleksi ve hipnogagik halüsinasyonlarla giden bir hastalık sendromudur. Narkolepsi nedeni belli olmayan bir sendromdur. Gündüz aşırı uyku eğilimi nedeniyle günlük yaşamsal aktiviteyi bozar. Gece uyku kalitesi bozulmuş ve REM uykusunda patolojik değişiklikler olmuştur. Diğer sık görülen hastalıklara göre seyrek görülmekle birlikte,sık görülen bir hastalıktır. Hastalığın oluşumunda genetik geçiş olduğu gösterilmiştir. Hastalık erkeklerde daha fazla görülür. Hastalık çoçukluk yaşından başlayarak, 50?li yaşlara kadar ortaya çıkabilir. Beden ani bir şekilde ve tamamen gevşediği için, kişi birden yere düşebilir.
    Devamını oku…

    Etiketler: , ,