• Kızılcık ve Faydaları

    Mucize : Kızılcık

    Kızılcığın Faydaları saymakla bitmiyor.Kızılcık Eylül Ekim aylarında yapraklarını dökerek tohuma çekilen bir meyvedir.Genellikle Karadeniz kıyılarında yetişmektedir.Ağustos sonunda açan çiçekleri sarı, meyvesi ise koyu kırmızı renktedir. Tadı ekşi ve mayhoştur. Faydaları saymakla bitmez ! Meyvesi, yaprağı, ağacının kökü, gövdesi, kabuğu tümüyle şifalıdır.

    * Antioksidan etkisi: Kızılcıkta bol miktarda flavanoid (izoflavon), karotinoid ve müthiş bir antioksidan olan melatonin bulunur.

    * Flavonoidler (İzoflavonlar): Tüm narenciyelerde, üzüm çekirdeÄŸinde, kırmızı ÅŸarapta, yeÅŸil çayda, elmada, soya fasulyesinde ve soÄŸanda bulunan övmekle bitiremediÄŸimiz en önemli madde flavonoid’dir. Åžu an bilinen 4000 çeÅŸit flavonoid var. Bunlar vücut direncini artırır, hastalıklardan korunmamızı ve onlarla baÅŸ etmemizi saÄŸlarlar. Vücudumuzdaki iltihaplanmayı önleyen, alerjileri azaltan, kan damarlarını güçlendiren muhteÅŸem antioksidanlardır. AteÅŸli hastalıklarda ve menapozdaki ateÅŸ basmalarında çok rahatlatırlar.

    * Karotinoidler: Kırmızı, turuncu, sarı meyvelerin ve koyu yeşil sebzelerin yararları ve canlı renkleri karotinoidlerden gelir. Bildiğimiz en ünlü karotinoid domatesteki likopendir. Günümüzde keşfedilmiş olan 600 çeşit karotinoid var. Bunların hepsi antioksidan etkileriyle tanınırlar. Bağışıklık sistemini güçlendirirler, hastalıklarla savaşırlar, retinayı koruyarak görüşümüzün berrak olmasını sağlarlar. Kalp hastalıklarını, prostat ve akciğer kanserlerini önlerler.

    * Kızılcık zengin bir melatonin kaynağıdır: Beynimizde bulunan epifiz bezi, hava karardıktan sonra melatonin adı verilen bir hormon salgılar. YaÅŸam ritmimizi ve uykumuzu bu hormona borçluyuz. Uyku beyni dinlendirir, güçlendirir, hücre yenilenmesini saÄŸlar Devamını oku…

    Etiketler: , , , , , , , , , , ,

  • Hangi hastalığa hangi bitki tedavisi?
    Birçok hastalığın bitkisel tedavileri vardır,evde kendi hazırladığınız karışımlarla hastalığınıza,sorunlarınıza çözüm oluşturabilirsiniz.bunlardan bazılarını sizlerle paylaşalım ;

    Ağız yaraları

    Sirke ve susam yağı karışımı ile gargara yapılabilir

    Birer çorba kaşığı böğürtlen yaprağı hunnap mercimek ve sinirli yapraktan oluşan karışımı kaynatıp ılıkken gargara yapabilirsiniz.

    Kuru üzüm anason ve balı aynı ölçüde karıştırıp yaraların üzerine sürebilirsiniz.

    Bol kekik çiğneyin.

    Akciğer rahatsızları

    Isırgan tohumu karabiber mürsafi bal ve hardal eşit miktarda karıştırılır ve sabah akşam birer çorba kaşığı yenir.
    Devamını oku…

    Etiketler: , , , ,

  • Polenin analizleri dünyanın ünlü laboratuarlarında yapılıyor. CNRS dünyaca tanınmış bir araÅŸtırma örğütü CNRS araÅŸtırma uzmanlarından Armond PONS’un kitabında, polenin bütün vitaminleri taşıdığı açıklanıyor

    Polende tüm vitaminler ve diğer cevherlerin insan yaşamı için en ideal oranlarda bulunması başka üstün bir özelliktir. Başka pek çok besinde bulunabilen vitaminler az, üreme, gelişme, düşünme, güç verme ve uzun ömür sağlaması gibi en önemli görevleri yerine getirmeyi sağlayan ve seçkin besinlerde bulunan vitamin ve diğerleri kat kat fazladır.

    A ve C vitaminleri az, B vitaminleri çok yüksek orandadır. B vitaminleri, bilindiÄŸi gibi “uzun ömür vitaminleri” dir. Dış etkenlere karşı hücreyi, bağışıklık sistemini uyararak korur, sürekli hücre yeniler, hemoglobini çoÄŸaltarak hücreye bol oksijen gelmesini saÄŸlar.

    Devamını oku…

    Etiketler: ,

  • ARI SÜTÜ

    Arı sütü; işci arıların gırtlak bezelerinden salgılanan bir bal emülsiyonudur. Kraliçe arının besini olup, besin değeri son derece yüksektir. Tüm yaşamı boyunca arı sütü ile beslenen kraliçe arının ömrünün uzunluğuna da en önemli işarettir. Diğer arılar sadece 2 ay yaşarken, kraliçe arının ömrü 6 yıldır. Bu besinde, kraliçe arının niçin inanılmaz büyük (iri), uzun ömürlü, verimli ve diğer arılarla mukayese edildiğinde neden daha fazla enerjiye sahip olduğunun sırrı saklıdır. Kraliçe arı, sadece arı sütü ile beslenerek günde 3.000 yumurta üretir ve bu emülsiyon kraliçe arıyı sağlıklı ve güçlü tutmak için gerekli besinleri de sağlar.

    Araştırmalar, arı sütünün insan vücuduna da, en az kraliçe arıya sağladığı yarar kadar yarar sağladığını ortaya koymaktadır. Arı sütü, bir çok çeşit etken madde; enzimler, amino asitler, vitamin ve mineraller içermekle kalmayıp, metabolizma için çok önemli olan panteik asit (pantheic acid), asetilkolin (acetylcholine), protein, bağışıklık sistemini güçlendiren ve ruhsal-fiziksel dayanıklılığı artırıcı bir yağ asidi olan 10-HDA (10-Hydroxy-2 Decenoic Acid), sepanin asit (sepanine acid), hastalıkların iyileşme döneminden sonra sindirimi düzenlemek ve iştahı açmak için çok ideal olan oleik asit (oleic acid) içerir.

    Doğal hormon ve enzimleriyle beraber içerdiği vitaminler arasında tüm B vitaminleri (B-Complex vitamins), A, C ve E vitaminleri vardır. Ayrıca 10 temel amino asitten (esansiyel) sekizini de (lizin, metionin, lösin, fenil-alanin, treonin, triptofan, valin, izolösin) doğal hormon ve enzimleriyle içermektedir. Tüm bunlara ilave olarak; kalsiyum, potasyum, fosfor, demir, sülfür, bakır ve silisyum minerallerini de içerir.

    Bu faydalı maddeleri yüksek oranda içerdiği için, vücudu strese ve dış etkenlere karşı güçlü kılmakta, anti-bakteriyel ve antibiyotik özelliği ile vücüdumuzu bir çok hastalığa karşı korumaktadır.

    Arı sütü bir doğa harikası olarak; aşağıdaki durumları önlemede veya iyileştirmede yardımcı olmaktadır :

    Devamını oku…

    Etiketler: , , , ,

  • Bazı Åžifalı Bitkiler

    ŞİFALI BİTKİLER NEDİR VE NASIL YARARLANABİLİRİZ?
    Şifalı bitkiler sözü akla ilk olarak şifalı otları getiriyor. Oysa sadece şifalı otları değil, şifa kaynaklı her türlü besin maddesini ele aldık. Yani insanların günlük yaşamlarında şifa bulmak, beslenme ve çeşitli amaçlarla tükettiği bitkisel besin maddeleri.

    Faydalı bitkiler kendi içinde Besin Bitkileri, Baharat Bitkileri, Endüstri Bitkileri, Tıbbi Bitkiler ve Süs bitkileri diye gruplandırılır. Şifalı otlar, bir çeşit bitkisel ilaçlardır. Çünkü insanların organizmalarını etkileyen birçok hastalığın çaresi bu bitkilerde gizlidir.

    Hemen hemen her ülkede o bölgede yetişen bitkilerin hangi derde deva olduğuna dair nesilden nesile aktarılan bilgiler vardır. Ülkemizde bu tip bitkisel kaynaklı tedavi yollarına genel olarak kocakarı ilaçları adı verilir. Fakat kocakarı ilacı diye halk dilinde tabir edilen ilaçlarla şifalı otların kullanımı aynı anlama gelmiyor.

    Hangi bitkisel besinin, kökün veya otun hangi sağlık probleminin düzelmesine yaradığını bilmek önemli ve gerekli bir bilgidir. Yanlış uygulamaların ve dozların hayati tehlikeler yaratabileceğini unutmamak gerekir.

    Adaçayı, Zencefil, Ihlamur, Susam yağı …. Devamını oku…

    Etiketler: , , , , , , ,