• Difteri ( KuÅŸpalazı) Nedir?

    Difteri hastalığı 10 yaş altı çocuklarda daha sık rastlanan bir hastalıktır.Bebeklik döneminde uygulanan rutin aşı sayesinde difteri hastalığına pek rastlanılmamaktadır.

    Ciddiye alınıp tedavi edilmediğinde yada tedavi süresi geciktiğinde bu hastalık ölümle sonuçlanabilen tehlikeli bir çocuk hastalığıdır.

    Difteri Nedenleri Nelerdir?

    Difteriye sebep olan corynebacterium diphteriae bakterilerinin ürettiği güçlü toksinler yani zehirler  boğaz ve burun mukozasını, antitoksin verilmediğinde kalbi, sinir dokusunu ve böbrekleri etkiler. Tropikal bölgelerde toksinin deriyi de etkilediği görülmüştür. Difteri, hastaların öksürük ya da aksırığı ile bulaşan bir enfeksiyon hastalığıdır. Kendilerinde hastalık görülmeyen sağlıklı kişiler de taşıyıcı olabilirler. Ender de olsa, hastalığın sütten bulaşma ihtimali de vardır.

    Difteri Belirtileri Nelerdir?


    2 – 7 gün arasında deÄŸiÅŸen kuluçka döneminden sonra hastalık, boÄŸaz aÄŸrısı, kırıklık ve ateÅŸle baÅŸlar. Etkilenen bölgede yumurta beyazı kıvamında baÅŸlayıp, gittikçe kalınlaÅŸarak kabuk halini alan yumuÅŸak bir zar oluÅŸur. Özellikle solunum ve yutkunma sırasında boÄŸaz aÄŸrısı vardır. Boynun iki yanında lenf bezleri ÅŸiÅŸer. Enfeksiyon çoÄŸunlukla daha fazla ilerlemez. Ama ciddi vakalarda gırtlak ve bronÅŸlara da yayılabilir. Devamını oku…

    Etiketler: , , , , , , , ,

  • Bebek ve Çocuklarda Orta Kulak İltihaplanması (Otitis)

    Otitis medya orta kulak iltihaplanmasının diğer adıdır.Otitis kulak iltihabı anlamına,medya ise orta anlamına gelir.

    Orta kulak iltihaplanması genellikle boğaz ağrısı, soğuk algınlığı veya diğer solunum sorunları ile başlar ve orta kulağa yayılır. Bu virüsler veya bakteriler tarafından ve akut ya da kronik neden olabilir.

    Akut otit genellikle hızlı başlangıçlı ve kısa süreli biridir. Akut otitis media genellikle belirti veya kulak enfeksiyonu belirtileri olan orta kulakta sıvı birikimi ile birlikte ilişkili; bir şişkin kulak zarı genellikle ağrı veya perfore kulak zarı, irinli malzeme (irin) drenajı sık eşlik etti.

    Otitis media orta kulak iltihabı kalıcı bir, ayda en az genellikle içindir. Bu ayrım akut kulak iltihabı için genellikle sadece birkaç hafta sürer (akut otitis media is). Akut enfeksiyon sonrasında, sıvı (bir efüzyon) kulak arkasında için (kulak zarı) davul kalabilir çözülmeden önce üç ay. Otitis media sıvı (efüzyon ile zaman uzun bir süre sonra) veya (kulak zarı) kulak zarı arkasında negatif basınç gelişebilir. Otitis media orta kulak ve kulak zarı sürmekte olan hasara neden olabilir ve orada kulak zarında bir delik aracılığıyla drenaj devam olabilir. Otitis media genellikle ağrısız ateş olmadan başlar.

     

     ORTA KULAK İLTİHABININ BELİRTİLERİ

    Orta kulak iltihabında, çocuklarda daha belirgin olmak üzere, ağrı vardır. Diğer belirtileri işitme kaybı ve ateş yükselmesidir. Basınç artışı olduğundan, kulakta dolgunluk hissi uyanır. Ayrıca bebklerde huzursuz olma, beslenme zorluğu gibi problemler ortaya çıkar.

    Ağrı hissi, eğilirken ya da otururken değişir. Eğildikçe basınç artışına bağlı olarak ağrı da artar. Dik otururken bu ağrı azalır. Basınç artışı sonucu kulak zarı delinirse, basınç dengelendiğindne ağrı azalır. Bu durumda kanlı ya da yeşilimsi renkte akıntı meydana gelir.

     

    ORTA KULAK İLTİHABI TEDAVİSİ

    Tedavinin şekli orta kulaktaki iltihabın akut, kronik ya da seröz olmasına göre değişmektedir.

    Akut iltihabın tedavisinde ağrı kesici ve bakterileri yok edecek penisilin türü antibiyotikler kullanılır. Bu tedavi süresi 2 hafta kadardır. Kulak zarı akut iltihapta çizilmez. Çok nadir durumlarda yapılır. Akut iltihap, yeterli tedavi yapıldığında, herhangi bir soruna yol açmaz.

    Devamını oku…

    Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

  • Yaz Hastalıkları

    Sıcak Çarpması Nedir ?
    Uzun süre güneş ışınlarına maruz kalındığında yaşanan rahatsızlıktır. Bu nedenle bebek ve çocukların doğrudan güneş ışığına maruz bırakılmaması gerekiyor. Aileler genellikle kemik gelişimlerine katkısı olması için uzun süre deniz ve havuz kenarında çocukların oynamasına, şiddetli güneş ışığının altında kalmasına izin veriyor. Oysa güneş koruyucu bile kullanılsa bebeklerin, çocukların uzun süre, şiddetli güneş ışığına maruz kalmaları sıcak çarpmasına neden olabiliyor. Çocukların özellikle deniz kenarında başlarında şapka ve üzerlerinde açık renkli giysilerle gölgede kalmaları önem taşıyor. Çocuklar gölgede bile olsalar yansıyan ışınlar nedeni ile hem güneş yanığı hem de sıcak çarpması riski altında oluyorlar.

     

    GÜNEŞ ÇARPMASININ BELİRTİLERİ NELER?


    Güneşe uzun süre maruz kalınması sonucu vücudun ısı dengesi bozulacağı için başlıca şu belirtiler ortaya çıkıyor:
    -Şiddetli baş ağrısı,
    -Bulantı,
    -Kusma,
    -Yüksek ateş,
    -Şuur bulanıklığı, uykuya eğilim.

    Neler Yapılmalı
    -Öcelikle çocuk serin bir yere götürülmeli,
    -Vücudu sıkan giysiler çıkarılmalı,

    Devamını oku…

    Etiketler: , , , , , , , ,

  • Çocuk Hastalıkları

    Çocuklarda normal büyüme ve gelişmenin izlenmesi, normalden sapmaların tespiti yoluyla hastalıkların belirlenmesi ve önlenmesi için gereklidir. Sağlıklı çocuk takibinde düzenli olarak boy, ağırlık ve baş çevresi ölçümleri yapılmalıdır.

    Bebeğin Aşıları Ne Zaman Başlar? Bu Aşılar Nelerdir?

    BebeÄŸin aşıları doÄŸar doÄŸmaz baÅŸlayacak, anneyle birlikte hastaneden taburcu edilmeden önce ilk Hepatit B aşısı yapılmış olacaktır. Bunun ikincisi 1 ay sonra, üçüncüsü ise ikinciden 5 ay sonra yapılacaktır. 2 ayını dolduran bebeÄŸe, BCG ve karma, çocuk felci aşıları yapılacak, karma aşı 4-6 haftalık aralarla toplam 3 doza tamamlanacaktır. Doktorunuz karma aşıyla birlikte menenjit aşısının yapılmasını da önerecektir. Bebek ilk 6 ayını doldurunca, aşı sıklığı da azalacaktır. 9 ayda kızamık, 15 ayda kızamık- kızamıkçık- kabakulak, 18 ayda karma, çocuk felci, menenjit aşısının tekrarı (rapel) yapılacaktır. Doktorunuzun önerisiyle, 1 yaşı dolunca suçiçeÄŸi, 2 yaşı dolunca Hepatit A aşıları da yapılabilir. Devamını oku…

    Etiketler:

  • HEPATİT A AÅžISI Nedir?

    Hepatit A hastalığı ülkemizde bölgelere göre farklılık göstermekle birlikte yapılmış bazı çalışmalara göre, genel olarak dünyada orta veya yüksek endemik ülkeler arasındadır ve hastaneye yatan akut viral hepatitli olgularda, A hepatiti çocuklarda ilk sırayı almaktadır.

    Hastalığın klinik bulguları yaşa bağlı olarak asemptomatik infeksiyondan anikterik (sarılık olmadan) veya ikterik (sarılıkla birlikte) infeksiyon, hatta mortalite ile seyredebilen ciddi infeksiyona yol açan bir dağılım gösterebilir. 6 yaş altında genellikle (>% 90) asemptomatik seyreder. 6 yaş üstü çocukların % 70 den daha fazlası asemptomatik iken erişkin hastaların % 80 e yakını semptomatiktir. Çocuklarda semptomlar; yorgunluk, karın ağrısı, bulantı kusma, kas ağrısı bulgularıyla, genellikle akut solunum yolları infeksiyonu bulgularına benzer şekildedir ve bu tabloya ikter (sarılık) eşlik edebilir veya etmeyebilir.

    Amerikan Pediatri Akademisi çocuklara hepatit A aşısının 2 yaş üzerinde yapılabileceğini önermektedir. Daha erken tavsiye edilmemesinin gerekçeleri arasında, devam eden maternal antikorların (anneden geçen antikorlar) aşının etkisini azaltabilmesi yanında, küçük çocuklarda hastalığın genellikle hafif veya asemptomatik geçmesi de rol oynar. Genellikle dünyada hepatit A aşısı için önerilen standart bir yaş yoktur. Risk grubu ve ülkelerin hatta bölgelerin kendi özellikleri ve maternal antikorların kaybolma süresi bu kararda kritik rol üstlenmektedir. Hastalığın rastlanma oranının yüksek olduğu ve periyodik salgınların olduğu bölgelerde rutin aşılama önerilmektedir. Ülkemiz şartlarında hepatit A aşısı 2-6 yaş arasında yapılmalıdır.

    Etiketler: , , ,

  • SUÇİÇEĞİ AÅžISI Nedir?

    Suçiçeği tüm dünyada ve ülkemizde yaygın olarak görülen, çocukluk çağının en bulaşıcı hastalıklarındandır. Hastalık çok bulaşıcı olduğu için aşı yapılmayan toplumlarda insanların % 90 dan fazlası yetişkin çağa gelmeden hastalığı geçirmektedir. Türkiyede her yıl 1.2 milyon civarında çocuk goğmaktadır. Bu çocukların % 90 dan fazlası 18 yaşından önce su çiçeği geçirdiğine göre ülkemizde yılda ortalama 1 milyon su çiçeği hastalığı görüldüğünü söyleyebiliriz. Suçiçeği geçiren çocuğun yuva, kreş ve okula gitmemesi gerekir.

    Suçiçeğinden sonra streptokok ve stafilokokların neden olduğu invazif yumuşak doku enfeksiyonları sık görülmektedir, ayrıca pnömoni, akut serebellar ataksi (1/4000), enesefalit, Reye sendromu, hepatit, glomerulonefrit, artrit, osteomyelit, myokardit, trombositopeni, purpura fukminans, dissemine intravaskuler koagülasyon (DİK) nadir de olsa görülmektedir. Lösemili, malign tümörlü, immün yetmezlikli çocuklar ile, immünoterapi, radyoterapi ve kortikoterapi gören çocuklar su çiçeğine yakalanırsa hastalık çok ağır, hatta ölümcül seyretmektedir.

    Son dönemde yapılan çalışmalarda suçiçeği komplikasyonlarında artış olduğu ve hastalığın önemli morbiditeye neden olduğu gösterilmiştir.
    Aşı 1974 yılında Japonya’da M. Takahashi tarafından geliÅŸtirilmiÅŸtir. 1995 yılından beri ABD de suçiçeÄŸi aşısı (Oka suÅŸu) rutin olarak kullanılmaya baÅŸlanmıştır. Aşıdan önce yılda 11.000 çocuk hastaneye yatırılır ve 100 çocuk ölürken ÅŸimdi bu rakamlar çok azalmıştır.

    Aşı hastalık geçirmemiş çocuklara 1 yaş ile 12 yaş arasında bir defa yapılmaktadır. 13 yaşından sonra ise 4-8 hafta arayla 2 doz önerilir. Aşı konjenital immün yetmezliği olanlara, malignite ve immunsupressif tedavi alanlara yapılmaz. Ayrıca 1 yıldır remisyonda ve laboratuvar değerleri normal olan akut lenfoblastik lösemilere önerilebilir. Aşının ağır hastalıktan koruma etkinliği % 95 olarak bilinmektedir.

    Etiketler: ,

  • HAEMOPHILUS INFLUENZA TİP B ( Hib ) AÅžISI Nedir?

    Ülkemizde Hib menenjiti, pnömonisi ve diğer invazif hastalıklarının mortalite ve morbiditesini gösteren geniş çaplı araştırmalar maalesef yoktur. Okul, yuva ve kreşlerde yapılan araştırmalarda nazofarenks kültürlerinde taşıyıcılık oranı % 22-52 arasında bulunmuştur. ABD de Hib aşısından önce ( 1980 ) yılda 25.000 infeksiyon, 13.000 menenjit ve 500 ölüm görülürken, aşıdan sonra ( 1995 ) infeksiyon 1300, menejit 86 ve ölüm 5 e düşmüştür.

    Gelişmiş ülkelerin çoğunda kojüge Hib aşılarırutin aşı şemasına girmiş ve bu ülkelerde invazif Hib infeksiyonu ortadan kalkmıştır. Ancak gelişmekte olan ülkelerde rutin aşı şemasında olmadığı için aşı özel olarak yapılmaktadır. Hib infeksiyonlarının özellikle de menenjitin mortalitesi yüksektir ve ağır komplikasyonları vardır. Bu nedenle Hib aşısının, bir an önce Sağlık Bakanlığı rutin aşı şemasına girmesi gerekmektedir.

    Etiketler: , , ,

  • HEPATİT B AÅžISI Nedir?

    Türkiye hepatit B infeksiyonu yönünden orta endemisite bölgesinde yer almaktadır. HBsAg taşıyıcılığı toplum genelinde % 3.9-12.5 olarak verilmekte olup bu oran bölgelere göre değişir. Anti-HBs pozitifliği % 20.6-52.3, hepatit B infeksiyon seroprevalansı % 25-60 arasında değişmektedir. Hepatit B nin başlıca bulaş yolu horizontal yolla olmakla beraber diğer tüm yollar da ( vertikal, parenteral, cinsel temas ) infeksiyonun yayılmasında etkilidir. Hepatit B infeksiyonu5 yaşın üzerindeki çocuklarda ve yetişkinlerde % 5-10, 1-5 yaş arasındaki çocuklarda % 30, perinatal infeksiyon geçiren bebeklerde % 90 oranında kronikleşir.

    Hepatit B infeksiyonunun yayılımını önlemenin en etkili yolu temas öncesinde duyarlı kişilerin aşılanmasıdır. Hepatit B aşısı tüm yenidoğan bebeklere doğumdan hemen sonra rutin olarak önerilmektedir. Aşı 0-1 ve 6. aylarda intramüküler olarak yapılır. HBsAg pozitif anneden doğan bebeklere ilk 12 saat içinde HBIG (Hepatit B hiperimmünglobulin 0.5 ml) ve aşı farklı anatomik bölgelerde uygulanır. Prematüre bebeklere aşı anne HBsAg negatif ise vücut ağırlığı 2 Kg olana kadar ertelenir. Ancak anne HBsAg pozitif ise doğar doğmaz aşı ve HBIG uygulanmalıdır. Hepatit B aşısı % 90-95 oranında koruyucudur. Sağlıklı çocuklarda aşı sonrası serokonversiyonun test edilmesi gerekmez. Ancak riskli kişilerde üç dozluk aşıdan sonra anti-HBs yanıtı gelişmediyse bu kişiler tekrar aşılanır. Aşı enjeksiyon yerinde hafif ağrı yapabilir. Aşının multipl skleroz veya demiyelinizasyonu reaktive ettiği ileri sürülmüş, ancak elde edilen verilere göre ilişki olmadığı bildirilmiştir. Ülkemizde rutin hepatit B aşısı yenidoğan bebeklere yapılmakta ve ücret Sağlık Bakanlığı tarafından karşılanmaktadır.

    Etiketler: , ,

  • KIZAMIK ve KIZAMIK-KIZAMIKÇIK-KABAKULAK ” KKK” AÅžISI Nedir?

    Ülkemizde rutinde “SaÄŸlık Bakanlığına baÄŸlı kurumlarda” yalnız kızamık aşısı tablodaki gibi kullanılmaktadır. Ancak geliÅŸmiÅŸ ülkelerin hepsinde ve geliÅŸmekte olan ülkelerin bir kısmında ( DoÄŸu Akdeniz bölgesindeki 23 ülkeden 8 inde) KKK aşısı kullanılmaktadır. Ülkemizde de bir çok tıp fakültesinde ve özel muayenehanelerde aşı ücretini kendi ödeyenlere 12-15 ayda ilk aşı ve okula baÅŸlarken (4-6 yaÅŸ) ikinci aşı “rapel” yapılmaktadır. Konjenital kızamıkçığa baÄŸlı sakatlıkları ve kabakulak komplikasyonlarını (ensefalit, sağırlık, orÅŸit gibi) önlemek için bu aşının bir an önce rutine girmesi önerilmektedir.

    Etiketler: , , ,

  • ÇOCUK FELCİ AÅžISI Nedir?

    Ülkemizde oral çocuk felci aşısı “OPV” kullanılmaktadır. Bu aşı attenüe zayıflatılmış virüs içerdiÄŸi için ilk aşılananlarda 760.000 aşıda bir olguda komplikasyon olarak felç görülmektedir. Bu aşı immün yetersizliÄŸi olanlara, immüno-supressif tedavi görenlere, kortikosteroid tedavi alanlara ve yakın temaslılarına yapılırsa risk çok daha fazla ” 6800 kat” artmaktadır. Bu nedenle ülkemizde de bu grup hasta ve yakınlarına OPV önermiyoruz. ABD ve İskandinav ülkeleri ise seyrek de olsa görülen OPV komplikasyonları nedeniyle ülkelerinde inaktif intramüküler poliomyelit aşısını “IPV” kullanmaktadır. Bizim ülkemizde 2 yıldan beri poliomyelit olgusu yoktur, ancak polio kontrolunun yetersiz olduÄŸu kuzey Irak sınırından her an bulaÅŸma olabilir, o nedenle rutin aşılamalarda ve kampanyalarda OPV kullanılmalıdır. Ancak bireysel aşılamalarda ve özel muayenehanelerde ücretini kendi ödeyenlere IPV yapılmaktadır.
    Bizim ülkemizde ne zaman rutin IPV aşı uygulamasına geçileceği ayrı bir araştırma konusudur.

    Etiketler: ,